escort ankara

Telefon Melefon Yok Kitabının Özeti

Telefon Melefon Yok Kitabının Özeti

Bu yazımızda sizlere Şermin Yaşar’ın Telefon Melefon Yok Kitabının Özeti  hazırladık. Umarız sizlere fikir verir.

Telefon Melefon Yok Özet

Can, Ali, İpek, Berk çok iyi anlaşan dört kuzendir. Bu dört kuzenin en sevdiği şey öğleye kadar uyumak ve daha sonra uyanıp akşama kadar telefonla vakit geçirmekti. Berk ve ailesi bir arada yaşayan aynı mahallede yaşayan geniş bir aileydi. Berk’in dedesi Sıtkı bir diğer adıyla Koca dede 98 yaşına girmişti. Onun doğum gününü kutlamak için babaannenin evine gittiler. Tüm aile oradaydı Sıtkı dede doğum gününü kutlarken onun dileyeceği dilek çok önemliydi. Çünkü Sıtkı dede torununun torununu görmüştü. Ailesinin dediğine göre torununun torununu görenlerİn dilekleri kabul olurmuş.

O gün Sıtkı‘de de tam pastasını üflerken o telefonlar elinizde yapışıp kalsın der demez telefonların ellerine yapıştığını fark ettiler.  Kuzenler ilk önce ne olduğunu anlamadılar daha sonra korkmaya başladılar. Durumu ailelerine söylediklerinde aileleri en başta ellerinizden telefonu bırakmazsanız böyle olur diyerek gülmeye başladılar. Daha sonra çocuklar telefonun ellerine yapıştığını anlatmaya çalıştılar. Durumun ciddiyetini ilk kavrayan Berk’in annesi oldu. Daha sonra ailenin tüm fertleri bu durumun nasıl olduğunu anlayamadı. Ellerini dokunmaya da korkuyorlardı ya bizimde ya bizim de telefon elimize yapışırsa diye. Çocuklar da aynı şekilde diğer elleriyle telefonu çıkartmaya korkuyorlardı ya diğer elimizde yapışırsa diye. Hemen acile gitmeye karar verdik. Acile gittiğimizde telefon elimize yapıştı doktor bey yardım et dedik. Doktor tabii onları anlamadı. Hatta kendisiyle alay ediyorlar zannetti. Fakat daha sonra gerçeği gördü. Ama yapacağı bir şey olmadığını yarın bir doktora görünmeleri gerektiğini söyledi.

Telefon Melefon Yok Kitabının Özeti Devamı

Kuzenler korku içerisinde babaannenin evlerine döndüler. Ya doktorda yarın çıkaramazsa diye korktular. Ayrı ayrı kalmaktansa yarın olana kadar babaannenin evinde kalmaya karar verdiler. Sabah buradan birlikte doktora gideceklerdi. Sabaha kadar çocuklar bu durumdan nasıl kurtulacaklarını düşündüler yaşadıkları bu duruma çok üzüldüler. Bir zamanlar vazgeçemedikleri telefon şimdi artık kurtulmaları gereken bir eşyaya dönüşmüştü.

Sabah olduğunda babalarıyla beraber doktora gitmek için hazırlandılar. O esnada Berk’in alarmı çaldı. Berk’in bugün idmani vardı ve mutlaka gitmesi gerekiyordu. Ama bu halde gidemezdi. Hep beraber doktora gittiler. Doktor murtaza bey onların bu halini gördüğünde çok şaşırdı. İlginç bir vaka olarak gördü. Belki bulaşıcı bir hastalıktır diye düşünerek telefonlara dokunmadı. Bayram sonuna kadar bu şekilde idare etmelerini daha sonra bir hal çaresine bakılacağını söyledi. Fakat onlar ne kadar doktor varsa hepsini dolaştılar fakat bir çözüm bulamadılar. Çünkü ya doktorlar çok doluydu ya da bayram izne ayrılmışlardı maalesef bayram sonuna kadar bu şekilde idare edeceklerdi.

Babası Berk’in kafasının dağılması için onu alışveriş merkezine götürdü. Berk orada sınıf arkadaşıyla karşılaştı sınıf arkadaşı tokalaşmak için ona elini uzattı fakat o elinde telefon yapışık olduğu için ona karşılık veremedi ve çok üzüldü babasıyla beraber hemen eve döndü.

Berk evde Düşünürken şöyle bir şey keşfetti. Madem olayların başlangıcı bir beddua ile başladıysa tekrardan koca dedi elinizden düşsün şu telefon dediğinde telefonun düşmesi lazımdı. Berk burada şunu anlamıştı her şeyi telefondan araştırmak aslında bizleri kitap okumaktan ve düşünmekten uzaklaştırıyordu. Ortada bir sorun vardı ve bu sorunu telefon olmadan da çözmüştü.

Tüm aile babaannenin evine gittiler. O sırada babaanne ve Elif abla kucağında çocuğuyla telaş içindelerdi. Büyük dede evde yoktu. Galiba babaanne ekmek almaya giderken kapıyı açık unutmuştu hep büyük dede dışarı çıkıp kaybolmuştu. Tüm aile büyük dedeyi aramak için dışarı çıktık. Her yeri aradık, herkese sorduk ama bir türlü bulamadık. Babaannemin evine döndüğümüzde bu sefer de Elif ablanın ağladığını duyduk. Şimdi de bebek kaybolmuştu hiçbir yerde yoktu. Acaba dedeyi ve bebeği kaçıranlar aynı kişiler miydi. Diye düşünürken büyük dede kucağında Elif ablanın kızı ela ile içeri girdi. Meğerse dede balkondaymış. Herkes onu kayboldu diye dışarıda ararken o balkonda oturuyormuş. Hatta sıkılmış elaıyı kucağına alıp orada oturmaya başlamış. (Telefon Melefon Yok Kitabının Özeti)

Sorun böyle hallolmuş tekrardan dedenin doğum gününü kutlamaya karar vermişler. Bir de doğum günü pastasını üflerken elinizden düştü şu telefonlar diyecek ve telefonla düşecekmiş. Öyle de de olmuş. Herkes çok şaşırmış, dede gülmüş bu büyü falan değil demiş. Bense küçük bir oyun oynamak için telefonun arkasına çam sakızı sürmüştüm o ellerinize yapışmıştı. Zaten ben demesem de bugün etkisini kaybedip telefonlar ellerinizden düşecekti. O günden sonra kuzenlerimizle birlikte telefonu çok kullanmanın iyi bir şey olmadığını kitap okumaya vakit ayırmak gerektiğini sokakta dolaşmak ve oyun oynamak gerektiğini çok iyi anlamış olduk.

Telefon Melefon Yok Kitabı Online Test Sınavı

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR
  1. Ali dedi ki:

    Kitap çok güzel kesinlikle alınmalı

    1. Tusem dedi ki:

      Bencede zaten bizim sınav kitabimiz

  2. İsra dedi ki:

    Çok fazla uzun daha kısa olsa iyi olur

  3. Mihrimah dedi ki:

    Ben de burada çok güzel öğretmenler ve bunu tercih ediyor bence çok güzel bir de ben bile okuyorum kitabı sen 4 okuyorum ve çok güzel bir kitap

    1. Galip Hatip dedi ki:

      her zaman bekleriz sitemize