Çocuklar İçin Nasreddin Hoca Fıkraları

Çocuklar İçin Nasreddin Hoca Fıkraları

Çocuklar İçin Nasreddin Hoca Fıkraları

Ya Tutar sa !

Kimi insanlar olmayacak hevesler peşinde koşup durur. Nasrettin Hoca böylelerine bir ders vermek istemiş bir gün. Elinde koca bir bakraç yoğurt mayasıyla gölün kenarına gelmiş. Başlamış kaşık kaşık dökmeye:
– Ne yapıyorsun hoca? demişler.
– Göle yoğurt mayası çalıyorum, demiş kıs kıs gülerek.
– Olur mu, demişler, göl yoğurt mayası tutar mı hiç?
Hoca cevabı yapıştırmış tabii:
– Ya tutarsa…

Ye Kürküm Ye !                            

Akşehir’in beyleri Hoca’yı yemeğe davet etmişler. Hoca nereden bilsin; davete, günlük kıyafetiyle katılmış. Katılmış ama ne hoş geldin, ne sefa getirdin diyen var. Herkes, allı pullu kıyafetlilere el pençe duruyormuş. Hoca, bir koşu evine giderek, sandıktaki işlemeli kürkünü giyip yemeğe geri dönmüş. Az evvel hoş geldin bile demeyenler, önünde yerlere kadar eğilmişler. Hoca’yı, yere göğe sığdıramayıp başköşeye oturtmuşlar. Kuzunun en hasını önüne koymuşlar. Herkes Hoca’nın yemeğe başlamasını bekliyormuş. Hoca, bir taraftan kürkünün kolunu sofrada sallamaya, bir taraftan da “Ye kürküm ye, ye kürküm ye!” demeye başlamış.

– İlahi Hoca, demişler, kürkün yemek yediğini kim görmüş?

Hoca taşı gediğine koymakta gecikmemiş:

– Kürksüz adamdan sayılmadık… İtibarı o gördü, yemeği de o yesin.

Parayı Veren Düdüğü Çalar

Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış.  Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:
– Peki, olur…
Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde, Hoca’ya şunları söylemiş:
– Şu parayla bana bir düdük getirir misin ?
Hoca akşama doğru pazardan dönmüş. Yolunu bekleyen çocuklar hemen  Hoca’nın etrafını sararak düdüklerini istemişler. Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış.
Ötekileri bağırmaya başlamışlar:
– Ya bizim düdükler nerede ?
Hoca’nın cevabı kısa ve anlamlı olmuş:
– Parayı veren düdüğü çalar.

Çocuklar İçin Nasreddin Hoca Fıkraları

Kazan Doğurdu !

Hoca komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komsusu merakla bu minik kazanı sorunca da, “Komsu, bizdeyken kazanın doğurdu” der.Komsusu bu işe pek sevinir.  Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanını ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca’dan ses çıkmaz.

Nihayet bir gün komsusu konuyu açmaya karar verir,”Hoca bizim kazan ne oldu?” diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle,”Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum.” deyince sinirlenen komşusu,”Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?”der. Hoca,”Doğurduğunu kabul etmiştin, sesin çıkmamıştı, şimdi öldüğüne neden inanmıyorsun?” der.

Ay Kurtuldu!        

Hocanın gece vakti dili damağı kurumuş, içi yanmış. Mutfağa seğirtmiş ama ilaç için bir dirhem su yok. Bahçeye kuyudan su çekmeye çıkmış. Kuyunun kapağını kaldırınca ne görsün, ay kuyuda parlıyor.

– Eyvah, ay boğulacak, demesiyle, çengelli ipi alıp gelmesi bir olmuş.

Hoca saatlerce ayı çengelle yakalayıp kuyudan çıkarmak için uğraşmış. Var gücüyle ipe asılınca, sırtüstü yere serilmesin mi? Bir de bakmış ki dolunay gökyüzünde pırıl pırıl parlıyor.

– Çok şükür Allah’ım, demiş, yoruldum ama ayı da boğulmaktan kurtardım.

İpe Un Sermek

Nasrettin Hoca, münasebetsiz komşusunun hemen her gün olur olmaz bir şeyler istemesinden bıkmış.Komşu bir gün çamaşır ipi isteyince:
– Veremem, demiş, ipe un serdim.
– Aman Hoca, ipe un serilir mi?
– Adamın vermeye niyeti olmayınca ipe de un serer…

Kedi Nerede

Hoca´ nın canı et yemeği istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş.
– Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşamda bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca´ nın önüne.
– Et nerde demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.
– Eti kedi yedi, demiş.
– Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış. Bakmışlar ki tam iki kilo geliyor. Hoca hanımına sormuş:
– Peki hanım demiş, kedi bu ise bizim et nerede? Et buysa kedi nereye gitti?

Çocuklar İçin Nasreddin Hoca Fıkraları

Zaten İnecektim

Nasrettin Hoca bir gün, çeşmenin önünde eşekten düşmüş. Çeşmenin yanındaki çocuklar da kahkahayla gülmeye başlamış. Hoca yerden kalkmış, üstünü temizledikten sonra çocuklara:

-Ne gülüyorsunuz? Düşmeseydim zaten inecektim, demiş.

Acemi Bülbül

Nasrettin Hoca bir gün komşusunun bahçesine girer.Bahçedeki armutları görünce dayanamaz.Bir tane yer,dayanamaz bir daha,bir daha derken armut ağacına çıkıverir.Başlar yemeye.Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.
Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.
Bahçenin sahibi şaşkın şaşkın Hocanın olduğu ağacın yanına varıp,
– Ne yapıyorsun burada diye bağırır.
Hoca sakince cevap verir:
– Ben bülbülüm,yuvam da burada,der.
Tekrar cırlak sesiyle ötmeye başlar.
Bahçe sahibi öfkeyle:
–  Bülbül böylemi öter be adam diye bağırınca,
Hoca:
– Ben acemi bülbülüm .Ancak bu kadar ötüyorum,der.

Nasrettin Hoca Fıkraları Farklı

Nasreddin Hoca kimdir, fıkralarının özellikleri Dost Sitede

Çocuklar İçin Bilmeceler ve Cevapları

Nasreddin Hoca Fıkraları  İNDİR

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir