• DOLAR
    7,6709
  • EURO
    8,9390
  • ALTIN
    459,68
  • BIST
    1,1635
Değerini Bilmek Hikaye Örneği Değerler Eğitimi

Değerini Bilmek Hikaye Örneği Değerler Eğitimi

Değerini Bilmek Hikaye Örneği

Değerini Bilmek Hikaye Örneği;

Üzerlerinde çok eski yırtık pırtık montlarını giymiş iki çocuk kapımı çaldılar.

“Evinizde eski gazeteniz var mı, teyze?” dediler. O kadar çok işim vardı ki, önce hiç düşünmeden hayır demek istedim, fakat tam da bu anda çocukların ayaklarına gözüm takıldı. O an sustum ne diyeceğimi bilemedim . İkisinin de ayaklarında eski birer ayakkabı vardı. Ayakkabı paramparça olmuştu ve çocukların ayaklarının su içinde olduğunu rahat bir şekilde görebiliyordum. İçim biraz çız etti. “İçeri girin de, size sıcak çikolata yapayım” dedim. Çocuklar arada birbirlerine bakıyorlar lakin ikisi de hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları bastıkları halıda iz bırakmıştı. Sıcak çikolatanın yanında reçel ekmek de hazırladım çocuklara. Belki dışarıdaki o keskin soğuğu unutturabilir, biraz da olsa ısıtabilirdim o minikleri.

Onlar şöminenin başında karınlarını bir güzel doyururken ben de onlar rahat etsin diye  mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işlerimi tamamlamaya başladım. Lakin oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti bir anda, bu durum karşısında  başımı uzattım içeriye doğru göz ucuyla bakmak için. Çocuklardan birisi elindeki boş bardağa bakıyordu. Diğer çocuk ise benim olduğum tarafa döndü ve “Teyze, siz zengin misiniz?” diye sordu.

“Zengin mi? Yo hayır!” diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an çocukların ayaklarındaki eski ayakkabılara  kaydı. Çocuklardan biri bardağı, tabağına dikkatle yerleştirdi ve “Sizin bardaklarınız ve bardak  tabaklarınız takım” dedi. Sesindeki o açlık, karın açlığına hiç mi hiç  benzemiyordu. Sonra çocuklar ayağa kalkıp gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür dahi etmemişlerdi, ama zaten buna gerek yoktu. Aslında çocuklar teşekkür etmekten daha önemli bir şey yapmışlardı.

Düz mavi desenli bardaklarım ve bardak tabaklarım takımdı. Mutfakta pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak huzurlu bir evimiz vardı. Bir eşim vardı ve eşimin de güzel bir işi. Bunlar da bardaklarım ve bardak tabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, eski yerlerine yerleştirdim. Çocukların ayakkabılarının çamur izleri halının üzerinde duruyordu hala. Silmedim ayak izlerini. Hiçbir zaman silmeyeceğim de. Olur ya unutuveririm ne denli zengin olduğumu.

Değerini Bilmek Hikaye Örneği Haritası

Hikayenin Adı: Değerini Bilmek

Hikayenin Kahramanları: Kadın (Teyze) ve Çocuklar

Hikayenin Zamanı: Yağmurlu ve soğuk bir gün

Hikayenin Mekanı: Kadının evi

Hikayenin Anlatıcısı: Kahraman bakış açısı, birincil ağızdan anlatım

Hikayenin Ana Fikri: Elimizdekilerin değerini bilmek ve şükretmek en büyük zenginliktir.

Öğüt: Çoğu zaman hep bireylerden şikayet ederiz. Hoşnutsuzluk her davranışımızda kendini belli eder. Zenginliği hep başkalarının mallarında ararız. Halbuki şöyle bir etrafımıza baksak. Sağlığımız, ailemiz, sahip olduklarımız hepsi birer zenginliktir. Siz siz olun zenginliği uzaklarda değil yanı başınızda arayın, fark edin. Bu noktada size Paul Cohello’nun Simyacı romanını (Uzun Hikaye) tavsiye edebilirim. Şimdiden iyi okumalar. (14 yaş üzeri çok rahat anlaşılacak bir kitap)

degerler.com

Bir Musibet Bin Nasihatten İyidir Hikaye Örneği

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?